Googlebursa escort bayan , bursa elit escortlar


Gündelik hayattan sıkıldınız mı? Kız arkadaşınız ya da karınızdan başka bir şey görmek ister misin? Birkaç saat ya da birkaç gün için egzotik bir maceramı istiyorsunuz? Ohalde doğru yerdesiniz. Bursa escort sayfasında bulunan güzel, seksi, albenili, hoşsohbet ve iyi seçilmiş escort bayanlar ile kaçamaklarınızın tadını çıkarın. Kısa bir tatil için yerinizi ayırttıktan sonra escort modellerden birini bu tatile davet edebilirsiniz.

Her zamanki gibi bir kaçamak molası verdiğinizde Bursa eskort bayanlarının sıcak güzelliklerinin keyfini çıkarın. Canlı fantezilerinizi, alışılmadık yerlerde sıra dışı zevklerin tadını çıkarırken bu tür bir kaçamağı daha önceden yapmadığınıza pişman olacaksınız.

Samimiyet, sorumluluk, erkeği memnun etme sağduyusu escortların en önemli özellikleridir. Bursa escort samimiyet, zevk, baştan çıkarma gibi inanılmaz duyguları beylere sınırsızca sunuyorlar.

Escort bayanlar siz değerli işadamı beyler için öngörülen iş toplantılarınızda size eşlik ederler ve istediğiniz gibi bu toplanılarınızda yanınızda uzun kalacaklardır.

Bursa şehri gerek Türkiye gerekse tüm dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir ilimizdir. Bu şehrin nüfus yoğunluğu, resmi kurumların yoğunluğu, çeşitli insan kesimleri, çok karma yapılaşması, üniversiteleri, memurları, askerleri, tarihi coğrafyası şehri tam anlamı ile mesai ve turizm merkezi haline getirmiştir. Yoğun trafik, koşturmaca, bir yerlere yetişme teleşı Bursa İnsanının vücut ve beyin yorgunluğunu arttırmaktadır. Bir noktadan sonra enerjisi sıfır düzeylerine inen Bursa yaşayanları hafta sonlarını iple çekmeye hafta içinden başlarlar. Hele yaz tatili özlemi her Bursalı için ayrı bir hayal ve özlemlerin en büyüğüdür.

Bu ilimizde yaşayan yetişkin erkeler yorgunluklarını, streslerini atmak için ve vücutsal, ruhsal ihtiyaçlarını karşılamak için Bursa escort bayanlarını bir çare, dertlerine deva olarak görmektedirler. Birbirinden güzel, çekici, albenili, muhteşem fizikli, kendini her türlü geliştirmiş, partnerlerine yaşamın her alanında eşlik edecek ve partneri ile birlikte geçirdiği zaman boyunca ona harika ve unutulmaz anlar Yaşatacak Bursa escort kızları kendi elleri ile doldurdukları profillerinde Türkiye'nin başta olmak üzere Bursa'nın en kaliteli, en düzeyli escort sayfasında sizlerle buluşup tanışmak için sabırsızlanıyorlar. Bursa Eskort bayan sayfasınını kolay kullanım menüsü ile şehrin her köşesindeki escort bayanlarına akıllı telefonlarınızdan, tabletlerinizden, laptoplarınızdan, masaüstü bilgisayarlarından kolayca ziyaret edebilir daima güncellenen escort profillerine ulaşabilir, tatlı dilli escort bayanlar ile iletişime geçip onlar ile tanışıp neşeli ve heyecanlı anlar geçirebilirsiniz. Siteyi ziyaret etme tamami ile kendi tercihinizdir. Sayfa herhangi bir aracı kurum yada kuruluş değildir. Eğer 21 yaşından küçükseniz sayfayı ziyaret etmemelisiniz.

Bursa'da ulaşmak istediğiniz escort özelliklerine arama motorlarından, özellikle google arama motorundan Bursa escort, Bursa Rus escort, Karacabey escort, Karacabey Rus escort, Mudanya escort, Mudanya Rus escort escort, Gemlik escort, Gemlik Rus escort, Orhangazi escort, Orhangazi Rus escort, İznik escort, İznik Rus escort, Yenişehir escort, Yenişehir Rus escort, İnegöl escort, İnegöl Rus escort, Keles escort, Keles Rus escort, Harmancık escort, Harmancık Rus escort, Büyükorhan escort, Büyükorhan Rus escort, Mustafa kemal paşa escort, Mustafa kemal paşa Rus escort, Yıldırım escort, Yıldırım Rus escort, Nilüfer escort, Nilifer Rus escort, Gemlik escort, Gemlik Rus escort, Gürsu escort, Gürsu Rus escort, Kestel escort, Kestel Rus escort, Osmangazi escort, Osmangazi Rus escort, Orhaneli escort, Orhaneli Rus escort, Çekirge escort, Çekirge Rus escort, Uludağ escort, Uludağ Rus escort, Setbaşı escort, Setbaşı Rus escort, Teleferik escort, Teleferik Rus escort, Mollaarap escort, Mollaarap Rus escort, Bursa zenci escort, Bursa eve gelen escort, Bursa otele gelen escort, masöz bayan Bursa, evde masaj Bursa, olgun escort Bursa, fetiş escort Bursa, Bursa Öğrenci escort, Bursa memur escort, Bursa hizmetçi escort, Bursa Fetiş-Sahibe-Köle Escort, Bursa japon escort, Bursa oral yapan escort, Bursa Rus eskort, Bursa ucuz escort, Bursa büyük kalçalı escort, Bursa en pahalı escort, Bursa striptiz yapan escort, ucuz eskort, ucuz escort Bursa, Bursa eskort, Bursa Rus eskort, Karacabey eskort, Karacabey Rus eskort, Mudanya eskort, Mudanya Rus eskort, Gemlik eskort, Gemlik Rus eskort, Orhangazi eskort, Orhangazi Rus eskort, İznik eskort, İznik Rus eskort, Yenişehir eskort, Yenişehir Rus eskort, İnegöl eskort, İnegöl Rus eskort, Keles eskort, Keles Rus eskort, Harmancık eskort, Harmancık Rus eskort, Büyükorhan eskort, Büyükorhan Rus eskort, Mustafa kemalpaşa eskort, Mustafa kemalpaşa Rus eskort, Yıldırım eskort, Yıldırım Rus eskort, Nilüfer eskort, Nilifer Rus eskort, Gemlik eskort, Gemlik Rus eskort, Gürsu eskort, Gürsu Rus eskort, Kestel eskort, Kestel Rus eskort, Osmangazi eskort, Osmangazi Rus eskort, Orhaneli eskort, Orhaneli Rus eskort, Çekirge eskort, Çekirge Rus eskort, Uludağ eskort, Uludağ Rus eskort, Setbaşı escort, Setbaşı Rus eskort, Teleferik eskort, Teleferik Rus eskort, Mollaarap eskort, Mollaarap Rus eskort, Bursa zenci eskort, Bursa eve gelen eskort, Bursa otele gelen eskort, olgun eskort Bursa, fetiş eskort Bursa, Bursa Öğrenci eskort, Bursa memur eskort, Bursa hizmetçi eskort, Bursa Fetiş-Sahibe-Köle Eskort, Bursa japon eskort, Bursa oral yapan eskort, swinger bursa, swinger çift bursa, Bursa swinger, Bursa evli çift, evli çift bursa, Bursa Rus eskort, Bursa ucuz eskort, Bursa büyük kalçalı eskort, İznik escort, İznik Rus escort, İznik eskort, İznik Rus escort, Bursa en pahalı eskort, Bursa striptiz yapan eskort gibi anahtar kelimeleri kullanarak size en yakın ve istediğiniz özelliklere sahip Bursa escort bayanlarına ulaşabilir hayal dünyanızdaki gizli yaşamları onlar ile birlikte ateşli şekilde yaşayabilirsiniz.

Bursa, Marmara bölgesinin 2. büyük ilidir. Türkiye'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonraki 4.büyük ilidir. Kuzeyinde Marmara Denizi ve Yalova, kuzeydoğuda Kocaeli ve Sakarya, doğuda Bilecik, güneyde Kütahya ve batıda Balıkesir illeri ile çevrilidir.

Türkiye'nin önemli sanayi kentlerinden biri olmanın yanında medya, iletişim, ulaşım ve sağlık hizmetlerinin de en yoğun olduğu kentlerden biridir.

Bursa ilinin kent merkezi, Türkiye'nin büyük metropol kentlerinden ve en çok nüfusa sahip 4. şehridir. Ekonomik açıdan Türkiye'nin gelişmiş kentlerinden biri olan Bursa doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır. Bursa'da en çok Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemine ait tarihî eserlerin bulunmasının sebebi ise, Bursa'nın Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olmasıdır. Bursa alışveriş merkezleri, parkları, müzeleri ve çarşısıyla bölgede öne çıkar. Ayrıca Bursa Marmara bölgesinin İstanbul'dan sonra gelen ikinci büyük şehridir. Türkiye'nin en önemli sanayi kentlerindendir. Şehir İstanbul'dan sonra en büyük ikinci ihracatı gerçekleştirmektedir

Bursa Merkez

Yeşil Camii

Yeşil semtinde Bursa ovasına bakan sırtta Sultan Çelebi Mehmed tarafından 1419 yılında inşa ettirilmeye başlanan cami, erken Osmanlı mimarisinin baş yapıtlarından biridir. Üzeri kubbelerle örtülmüş, duvarları düzgün kesme taş ve mermer kullanılarak inşa edilen camin mimarı Hacı İvaz Paşa‘dır. Zengin süslemeler ve hatlarla kaplı mermer taç kapısı, Osmanlı taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Ana kapının etrafı rumi motifle bezenmiş, basık kemeri sarkıtlarla zenginleştirilmiştir. Bazı bölümleri ise çiçek dizisi ve sarmal biçimli oymalıdır. Kemer aynalarının her birinde farklı olmak üzere kabartma çiçek motifleriyle süslenmiştir. Kapı alınlığının etrafı hadis hatları ile çerçevelidir.

İznik

İznik İznik, bütünüyle “açık hava müzesi” olan ve dünyada eşine az rastlanan tarihi ve antik bir şehirdir. Hellenistik çağdan kalma ızgara planlı kent yerleşimi, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden kalan anıtsal yapıları ile tarihi kent dokusu bütün canlılığıyla korunmaktadır. Bursa’nın 86 km kuzeydoğusunda yer alan İznik, aynı adla anılan gölün doğu kıyısında kurulmuştur. Zeytinlik bağ ve bahçeler arasındaki İznik’in çevresi yaklaşık 5 km uzunluğundaki iki bin yıllık surlarla çevrilidir.

Kent yakınlarındaki Karadin, Çiçekli, Yüğücek ve Çakırca Höyüklerinde M.Ö. 2500 yıllarına inen uygarlık izleri saklıdır. M.Ö. 7. yüzyılda Trak kavimlerinin göçlerinden önce burada kurulan yerleşim ‘Helikare’ adını almıştır. Kentte basılan sikkelerde Khryseapolis (Altın Şehir) adı okunmaktadır

Makedonya İmparatoru İskender’in generali Antigonos tarafından M.Ö. 316 yılında yenilenen kent Antigoneia adı ile anılır. İskender’in ölümünden sonra Antigonos ile general Lysimakhos arasındaki savaşı kazanan Lysimakhos kente, Antipatros’un kızı olan eşi Nicaea ‘nın adını verir. M.Ö. 293’te Bithynia Krallığı’na bağlanan kent, önemli mimari yapılarla süslenir.Bir süre Bithynia Krallığı’nın başkenti olan Nicaea daha sonra Roma’nın önemli bir yerleşim bölgesi olarak varlığını sürdürür.

Roma İmparatorluğu, M.S. 285 yılından başlayarak Doğu Roma ve Batı Roma İmparatorluğu olarak iki yönetim alanına bölününce, İznik daha sonra Bizans adını alan Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalır. İznik Bizanslıların elinde büyük imar görür. Bu dönemde şehirde kiliseler, su yolları ve sarnıçlar yapılır. 1071’de Selçuklu Sultanı Alpaslan’ın Malazgirt’te Bizans ordusunu yenmesinden sonra, Türkler Bizans içlerine kadar girerler. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, 1075 tarihinde Nicaea’yı alır ve Selçuklu devletinin başkenti yapar. Şehir surları yeniden yapılır.Adını da’’ Nicaea’nın izi’’ anlamına gelen “İznik” olarak değiştirir. Böylece İznik, Anadolu’da ilk Türk başkenti olur.

I. Haçlı Ordusunun önünde tutunamayan 1. Kılıçarslan’nın şehri terk etmesiyle (1096) İznik’te 2. Bizans dönemi başlar. Bu dönemde surlarda önemli onarımlara girişilir ve surların önüne bir ön duvar (ön sur) inşa edilerek şehrin korunması güçlendirilir. 1299 yılında Yenişehir’i merkez yapan Osman Gazi İznik’i kuşatınca Bizans İmparatoru kuvvet gönderir. Osman gazi’nin 27 Temmuz 1302’de Yalova’da kazandığı zafer Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunu hızlandırır. İznik, Orhan Bey (1326- 1362) tarafından 1331 tarihinde fethedilerek yeniden Türk idaresine girer. İznik, önemli bir sanat, ticaret ve kültür merkezi olur. Özellikle Sultan II. Murad’ın ve Sadrazam Çandarlı ailesinin ilgisiyle şehir tepeden tırnağa imar edilerek birçok cami, medrese, han, hamam yapılır. 14. ve 16. yüzyıllarda İznik, birçok alim ve şairin yetiştiği bir kültür merkezine dönüşür. Çağın en ünlü alimleri İznik’teki medreselerde ders vermeye başlar, bu yüzden de İznik’e “Ulema Yuvası” (Alimler Diyarı) da denir. Osmanlı döneminin ilk medresesi ve imareti İznik’te inşa edilmiştir. 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesi sonucu imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra İznik, 12 Temmuz 1920’de Yunan kuvvetlerince işgal edilir. 2 ay 18 gün süren birinci işgal yöre halkının da katılımıyla başlatılan direniş sonucu 30 Eylül’de 1920’de kırılır. Ancak 24 Kasım 1920’de bir kez daha işgal edilen kent 27-28 Kasım 1920’de tekrar özgürlüğüne kavuşur. 30 Ağustos 1922 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kazandığı zafer kesin kurtuluşu getirir. Bugün sadece Bursa’nın değil dünyanın da en önemli kültürel birikimine sahip olan İznik ve önemli inanç turizm merkezlerinden biri olmaya adaydır.

Hıristiyan aleminin 3. kutsal kenti: İznik

İznik, aynı zamanda Hristiyan dünyası için çok önemli dini merkezlerden biridir. Hristiyanlığın ana ilkelerinin belirlendiği Birinci Konsül, 228 piskoposun katılımıyla 325 yılında İznik’te Senatus Sarayı’nda toplanır. İmparator I. Constantinus’un da katıldığı toplantıda iki önemli görüş tartışılır. İskenderiyeli din adamı Arius’un görüşü ’’Hz. İsa’nın sadece bir insan olduğu ve tanrının oğlu olarak dünyaya gelmediği “şeklindedir. Kısa sürede taraftar toplayan bu teze, piskoposlar karşı çıkar. Hristiyan dünyasınca bugün de inanılan “Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu” tezi uzun tartışmalardan sonra kabul görür. Hristiyanlıkla ilgili yortu günleri ve İznik Kanunları adı ile bilinen 20 maddelik metin bu konsülden sonra kabul edilir. Bundan dolayı İznik 1962 yılında Vatikan’da toplanan 19. konsülde Kudüs ve Vatikan’dan sonra üçüncü kutsal kent ilan edilir. Ayrıca 787 yılında da İznik Ayasofya’sında 7. Konsül toplanır ve İmparatoriçe İrene’nin önderliği ile resim ve heykel üzerindeki yasaklar kaldırılır. 'İznik Ayasofya Kilisesi' 7. Konsül’in toplandığı kilise, iki ana caddenin kesiştiği yerde, kentin tam ortasındadır. İlk olarak M.S. 7. Yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gimnasium üzerine Bizans döneminde bazilika olarak inşa edilmiştir. Tahminen 11. yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiştir. Üç sahanlıdır. Orhan Gazi tarafından 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yenilenmiştir. 1935 ve 1953 yıllarında yapılan onarımlar sırasında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din görevlilerinin törenler esnasında topluca bulundukları, yarım yuvarlak oturma kademeleri ortaya çıkarılmıştır. Bir mezar odası duvarında Hz. İsa freski bulunmaktadır.

'İznik Surları' Bithynia döneminde (M.Ö. 4. yy) inşa edilmeye başlanan surlar, Roma ve Bizans dönemlerindeki yeni eklentilerle günümüzdeki şeklini almıştır. İznik’in çevresini beş kenarlı çokgen şekilde kuşatan surlar yaklaşık 5 km. uzunluğundadır. İznik’in iki ana caddesinin kesiştiği noktadan bakıldığında, dört ana kapı görünür. Oniki tane de ikinci derece kapı vardır. Kentin dört ana kapısından günümüze Lefke Kapı ile İstanbul Kapı sağlam ulaşabilmiştir. Her iki kapıda da Helenistik, Roma ve Bizans dönemi izleri vardır. Yenişehir Kapı kısmen, Göl Kapı tamamen yıkıktır. İstanbul Kapı’da tiyatrodan getirilen masklar bulunmaktadır, İstanbul ve Lefke kapısında mermer kabartma friz parçalarının da kullanıldığı görülmektedir. Yüksekliği 10-13 metre arasında değişen surlarda, yuvarlak ve kare şeklinde 114 burç vardır.

'Beştaş' Kentin kuzeyinde eski Roma yolu üzerindeki bağlar arasında mezar anıt yükselmektedir. 12 metre yüksekliğindeki anıt Beştaş, Nişantaşı, ve Dikilitaş adları ile de bilinmektedir. Üzerindeki Yunanca kitabeden I.yüzyılda C. Cassius Philiscus’a ait olduğu anlaşılmaktadır. Anıtın tepesindeki altıncı taşın üzerinde bir kartal veya zafer tanrıçası Nike’nin heykeli olduğu sanılmaktadır. Anıtın bir yönünde ise Philiscus’un heykeli olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır.

'İznik Yeşil Camii' İznik’in sembolü olan Yeşil Cami, adını yeşil çinili ve tuğlalı minaresinden almaktadır. Caminin yapımı Çandarlı Hayreddin Paşa zamanında (1378) başlatılır, fakat ölümü üzerine oğlu Ali Paşa tarafından 1391’de tamamlanır. Erken Osmanlı döneminin tek kubbeli camileri arasında en görkemlilerindendir. Eşsiz minaresi caminin sağ köşesindedir. Gövdesi mavi ve yeşil renkli çinilerle zigzaglı mozaik tekniğiyle bezenmiştir. Selçuklu minare geleneğinin ilk dönem Osmanlı sanatına yansımasının önemli bir örneğidir.

'İznik Müzesi' Osmanlı Sultanı l. Murat tarafından 1388 yılında annesi Nilüfer Hatunun anısına yoksullar için yemek dağıtılan bir hayır kurumu olarak inşa ettirilir. Cumhuriyet döneminde değişik gereksinimler için kullanılan bina 1960 yılında müze olarak hizmete açılır. Kitabeli bir kapıdan kubbeyle örtülü ana mekana girilen imarette Bizans dönemine özgü zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği dikkat çekmektedir. Halen müze olarak kullanılan imaret, 14. yy Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Müzede, İznik ve çevresinden toplanan arkeolojik buluntular ile Ilıpınar neolatik yerleşim alanları ile Roma Tiyatrosu ve İznik’teki çini fırınları kazılarından çıkarılan eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde; Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı eserleri yer almaktadır. İznik’te bulunan diğer eşsiz eserler arasında Berber Kaya, Hypoge yeraltı mezarları, Dörttepeler tümülüsü, Ayatrifon Kilisesi, Rüstem Paşa Hanı, İsmail Bey Hamamı, Hacı Özbek Camii sayılabilir.

'İznik Gölü' İznik Gölü’nün antik adı Askaniadır. Roma kayıtlarında da övgüyle yer alır ve karadut şurubu soslu askania yayın güvecinin tarifi vardır. Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü 1991 yılında Sit alanı ilan edilmiştir. Göl ve çevresi, karışık koloniler kuran küçük karabatak ve gece balıkçılı ile özel çevre koruma alanı ölçütlerine uymaktadır. Suları tatlı olan gölde sazan ve yayın balığı ile kerevit yetişir. Turizm bakımından da önem taşıyan İznik gölü, yüzme, kano ve sörf gibi su sporları için idealdir. İznik Gölü, balıkçılık yapan yüzlerce ailenin de geçim kaynağıdır.

'İznik Çinisi' 14. yüzyılın ortasından 17. yüzyılın sonuna dek İznik’te üretilmiş olan çinilere “İznik Çinisi” denmektedir. 15. yüzyıldan itibaren kendine has çinilerin üretildiği İznik’te, çinicilik 16. ve 17. yüzyılda altın dönemini yaşar. 17. yüzyılda İznik’i ziyaret eden ünlü gezgin Evliya Çelebi, seyahatnamesinde ilçede 300’den fazla çini fırınının bulunduğuna yer verir. İznik çinilerinde; lale, sümbül, nar, karanfil gibi çiçek motifleri sıkça kullanılırken, 18. Yüzyıldan itibaren yok olan çinicilik 1990’lı yıllardan itibaren yeniden hayat bulur ve kurulan fırınlarda üretim başlar. İznik çinilerinde, mavi, firuze, yeşil ve kırmızı en çok kullanılan renkler olarak göze çarpmaktadır. 15-17. yüzyıllar arasında Osmanlı mimarisinde İznik çinisi önemli bir dekoratif unsur olarak kullanılmış ve büyük bir gelişme göstermiştir. Çini; cami, mescit, medrese, imaret, hamam, saray, köşk, sebil, kütüphane gibi çeşitli eserlerde geniş bir kullanma sahası bulmuştur. Türk mimarisinde ve süsleme sanatlarında çininin yeri büyüktür. Günümüzde 1993 yılında İznik çini sanatı ile var olan bilgileri gelecek kuşaklara aktarmak amacı ile İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı kurulmuştur. Formülüne dair hiçbir yazılı belge olmayan, sadece babadan oğula geçen bir sanat olan İznik çinisinin yapımı, hamurunun hazırlanması, pişirilmesi, boya tekniği vb. yöntemlere dair TÜBİTAK’ın yanı sıra bazı üniversiteler ile ortak çalışmalarını yürüten Vakıf, yıllar süren araştırmalar ve binlerce deney sonucu, eski kalitesinde, geliştirilmiş geleneksel yöntemlerle 16. Yüzyıl İznik çini sanatını 400 sene aradan sonra yeniden üretme başarısına erişmiştir. Formülün bulunması sonucu 1994-95 yıllarında üretime başlayan Vakıf’ın, bugün çiniyi üretme sırasında yararlandığı tek teknoloji, elektrikli fırınlardır. Uludağ Üniversitesi İznik Meslek Yüksek Okulu da çini fırınlarında mesleki eğitim vermektedir.

Tarihçe

Bursa'da şimdilik bilinen en eski arkeolojik kalıntılar Yenişehir yakınlarındaki Menteşe Höyük ve Orhangazi yakınlarındaki Ilıpınar'dan bilinmektedir. Bu arkeolojik buluntu yerlerinin en eski tabakaları yaklaşık 7 bin yıllıktır. Bu tabakalardaki kültür, çanak çömleğin gelişmiş olarak ortaya çıktığı, mimarinin dörtgen planlı, bol miktarda ahşap destekli kerpiç kullanılarak inşaa edilmiş yapılardan oluştuğu tabakalardır. Bursa'da David French, Mehmet Özdoğan ve Jacop Roodenberg'in arkeoloji ile ilgili çalışmaları tarih öncesiyle ilgili pek çok yeni bilgi ortaya koymuştur.

Bursa ve civarında M.Ö. 4000'li yıllardan itibaren çeşitli yerleşimlerin olduğu saptanmıştır. Fakat yöreye ait kesin bilgiler M.Ö. 700'lere dayanmaktadır. Homeros, bölgeden Mysia olarak söz etmektedir. Günümüzde Bursa yöresinde Mysia yerleşmelerini anımsatan iki köy bulunmaktadır: Misi(Gümüştepe) ve Misebolu.

Tarihi coğrafyada bölgeye Frigya da denilmektedir. M.Ö. 700'lerde İskitler'den kaçan Kimmerlerin Frigya devletini yıktıkları bilinmektedir.

Bursa adı, bu şehri kuran Bitinya Kralı Prusias'dan gelmektedir. M.Ö. 7. yy'da bu bölgeye göç eden Bityn'ler(Bitinler) buraya Bitinya adını verirler.

M.S. 185'te, Kartaca'nın yetiştirdiği büyük generallerden Hannibal'ın Kral I. Prusias'a, Prusias ve Olympus kentinin kurulmasını örgütlediği bilinmektedir. Prusias adı zamanla Prusa, sonra da Bursa'ya dönüşmüştür. M.Ö. 74'te Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine geçen Bitinya, Roma'dan gönderilen Proconsul(Eyalet Valisi)'lerce yönetilen bir Asya Eyaleti haline gelmiştir. Bursa, M.S. 385-1326 yılları arasında ise Bizans dönemini yaşamıştır.

M.S. 555 civarında bölgede ipek üretimine başlanmış ve doğal sıcak sulu kaplıcaların üretilmesi ile küçük bir kaplıca kenti kurulmuştur.

Bursa, 1204-1261 yılları arasında İznik'e bağlıdır, genelde kale içinde kalmış, fazla büyüyememiştir.

Osmanlı Dönemi

Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflayıp dağılmaya başlamasıyla kurulan Anadolu Beylikleri içinde zamanla gelişen Osmanlı Beyliği, çevredeki tekfurların arazilerini de alarak güçlenmiştir. Bursa, 1307 yılında Osman Bey tarafından kuşatılmış, uzun süren kuşatmadan sonra 6 Nisan 1326'da Osman Bey'in oğlu Orhan Bey tarafından alınmıştır. 1335 yılında başkent Bursa'ya taşınmış ve kentte büyük imar hareketleri yaşanmıştır.

Osmanlılar Bursa'yı aldıklarında kent sadece hisar içinden ibaretken Orhan Gazi şehri hisarın dışına çıkararak Orhan Gazi Külliyesini kurdurtmuştur. Surlar dışında mevcut yerleşmeye yakın, hakim noktalarda cami, hamam, imarethane, darüşşifa, medrese gibi kamu yapıları inşa edilerek bu külliyelerin çevrelerinde konut alanları yaratılmış ve böylece bir yerleşme geleneği başlamıştır. Başkent, 1363 yılında (I. Murad Hüdavendigâr döneminde) Edirne'ye taşınmıştır. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethetmesinden sonra ise Bursa'nın faal rolü son bulmuş ve yönetim merkezi niteliğini kaybetmiştir.

Tanzimat sonrası dönemde Hüdavendigar Vilayeti merkezliği yapan Bursa'ya 1900'lü yılların başında Biga (merkezi Çanakkale), Bilecik, Kütahya, Karesi (Balıkesir), Karahisar (Afyon) sancakları bağlı bulunmaktaydı.

Milli mücadele dönemlerinde çeşitli ayaklanmaların yaşandığı Bursa, 8 Temmuz 1920 de Yunanlılarca işgal edilmiş; 30 Ağustos savaşından sonra 11 Eylül 1922'de Türk birliklerince geri alınmıştır.

İklim

Genelde ılıman bir iklime sahiptir. Ancak, iklim bölgelere göre de değişiklik göstermektedir. Kuzeyde Marmara Denizinin yumuşak ve ılık iklimine karşılık güneyde Uludağ'ın sert iklimi ile karşılaşılmaktadır.

İlin en sıcak ayları Temmuz - Eylül, en soğuk ayları ise Şubat - Mart'tır. 52 yıllık gözlem süresi itibarı ile yıllık ortalama yağış miktarı 70,6 cm.dir. İlde ortalama nispi nem % 69 civarındadır.

Ekonomi

2007 yılı nüfus sayımı resmi kesin sonuçlarına göre Türkiye'nin 4.büyük kentidir. Bursa; otomotiv, tekstil, makine, gıda sanayi sektörlerinde söz sahibidir. Tarihte ilk havlu üretiminin Bursa'da gerçekleştiği söylenir, halen de havlu üretimi ve ihracatı gerçekleştirilir. İpek üretimi ve bıçakçılık Bursanın eskiden dünyaca tanınmasını sağlamasına rağmen, şu anda bitme noktasına gelmiştir.

1961 yılında kurulan Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi Bursa Organize Sanayi Bölgesi ile daha sonra oluşan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi ve özellikle İzmir ve Ankara yollarının çevresi Bursa'da sanayileşmenin yoğun olduğu yerlerdir.Kaplıcaları, Uludağ'ı, kestane şekeri, şeftalisi,havlusu ile meşhurdur.

Kültür ve sanat

Karagöz Gölge oyunu, tarihte Bursa'nın Türk kültür yaşamına kazandırdığı en önemli etkinliklerdendir.

Mutfak Kültürü

İskender Kebap, yörenin ünlü yemeğidir.

Kestane Şekeri de ünlü tattısıdır.

Tirilye Zeytini de Dünyanın en iyi cins zeytinlerindendir.

Kemal Paşa Tatlısı da en ünlü tatlısıdır.

İnegöl Köfte, İskender Kebap'la birlikte Bursa'nın en meşhur Lezzetidir. Köfte İnegöl'de Yapılır.

Halk oyunları

Kılıçkalkan, yörenin ünlü halkoyunudur. Bunun yanı sıra Uludağ yöresi Türkmen oyunları olan Güvende, Sekme, Çiftetelli, Düz Oyun, Büyük Oyun ilgi çekicidir.